Çorabın İçine Bir Dilim Soğan Koymak Bazı Hastalıklara İyi Gelir mi ?

CNN Türk, Mynet, Haber 7 ve Yeni Akit gibi internet sitelerinde yer alan bir haberde, uyumadan önce çorabın içine bir dilim soğan koymanın ağrı, yüksek ateş, nezle, enfeksiyon gibi sağlık problemlerine iyi geleceği ve kansere sebep olan hücrelerin oluşumuna engel olacağı iddia edildi.

Haberde, ayak tabanında vücudun çeşitli yerlerine uzanan yedi bin sinir ucu olduğu ve soğanın içerdiği organik bileşenlerin bu sinir uçları yoluyla vücuda dağılarak vücudu toksinlerden arındıracağı ve kanı temizleyeceği de iddia ediliyor.

Fakat ayak tabanına soğan koymanın yukarıda bahsedilen faydaları sağlayacağı iddiası doğru değil.

Literatürde soğanın ateş düşürücü ve ağrı kesici etkisine yoğunlaşan kaynaklar var ancak araştırmacıların söz konusu faydaları kanıtlamak için kullandıkları metotlar soğanın doğrudan deriyle temasını içermiyor. Örneğin, Zencan Tıp Üniversitesi Farmakoloji bölümünden bir grup araştırmacı tarafından soğanın çocuklar üzerindeki olası ateş düşürücü etkisini gözleyebilmek için yürütülen çalışmada izlenen metot, soğan suyu barındıran bir solüsyonun çocuklara enjekte edilmesini içeriyor.

Ayak tabanında yedi bin sinir ucu bulunmuyor

Buna ek olarak, ayak tabanında çok sayıda sinir ucu bulunduğu doğru. Ayak tabanlarımız ve parmak uçlarımızın vücudumuzun kimi noktalarına oranla daha duyarlı olmasının sebebi bu. Bununla birlikte, bu sinir uçlarının sayısının yedi bini bulduğu ve bunların  muhtelif organlara bağlanarak vücudumuzda çeşitli yollar oluşturduğu ve organik maddeleri bu şablonlar boyunca taşıdığı iddiası belirsiz. Zira bu teorinin kökeninde tıp bilimi değil geleneksel Çin tıbbı var. Antik Çin tıbbının temel varsayımlarından biri olan ve “Çin meridyenleri” olarak bilinen bu fikre göre, ayak tabanında bulunan bu sinir uçları on iki ana organa bağlanarak bir tür vücut içi iletişim ağı oluşturuyor. Fakat bu meridyenlerin izledikleri yol bilim insanlarınca henüz doğrulanmış değil.

Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nda görev yapan Dr. Gene-Jack Wang’a göre, yukarıda bahsedilen vücut içi ağın varlığı kesin fakat bu ağların vücutta izledikleri yolu saptamak, üstelik bunu kısa bir zaman diliminde yapmak, epey zor.

Graz Tıp Üniversitesi’nden Dr. Gerhard Litscher’e göre ise, meridyenlerin yalnızca vücutta izledikleri yola değil, aynı zamanda varlıklarına da delil bulmak şu aşamada mümkün değil. Söz konusu meridyenlerin tespitinde kızılötesi termografi kullanmayı deneyen Dr. Litscher, yukarıda bahsedilen varsayımı doğrulayacak kanıtlar elde edemediğini ifade ediyor.

Arıcan: Ayak tabanından organlara giden sinir yok

Son olarak, bu analizle ilgili yorumuna başvurduğumuz, bilime dair yanlış kanılar ve sözdebilim ile mücadele eden Yalansavar adlı internet sitesinin kurucularından Dr. Işıl Arıcan, iddiaya yaklaşırken sorulması gereken temel sorunun, “ayak tabanı ile on iki organı birbirine bağladığı ve soğandaki faydalı bileşenleri vücuda taşıdığı iddia edilen sinir ağının nasıl olup da ayak tabanına temas eden bakterileri, çıplak ayağa toprakla basıldığında toprakta bulunan maddeleri veya mantar hastalığını tüm vücuda yaymadıkları” olması gerektiğini ifade ediyor. Dr. Arıcan Çin meridyenlerine ilişkin ise şu ifadeleri kullanıyor:

Çin tıbbında iddia edilen meridyenleri bugüne dek somut olarak ispat eden kimse çıkmadı. Bu olgu, söylenti ve antik kaynaklardan öteye gitmiyor. Meridyenlerin varlığı hiçbir görüntüleme yöntemi veya deneyle gösterilmiş değil. Ayak tabanında yedi bin sinir olduğu ve bu sinirlerin vücudun on iki organına gittiği iddiası da doğru değil, Vücutta iki sinir ağı var- sempatik ve parasempatik. İkisini de anatomik olarak biliyoruz, hangi sinirin nereye bağlandığının haritasını çıkardık. Ayak tabanından organlara giden sinir filan yok.

Tüm bunlar değerlendirildiğinde görülüyor ki, ayağa temas edecek şekilde çorabın içine yerleştirilen soğanın içindeki organik bileşenlerin, sindirim sistemi ve kan dolaşımına dahil olmaksızın, üstelik varlıkları bilimce kanıtlanmamış meridyenler yoluyla vücuda dağılması ve kanı toksinlerden arındırarak temizlemesi mümkün değil.

Tüm bunlara ek olarak, haber ve bilgi doğrulama sitesi Snopes’un konuya ilişkin analizinde, geleneksel Çin kaynaklarında, söz konusu meridyenlerin “qi” veya “chi” diye bilinen hayat enerjisinin vücuda yayılmasına yaradıkları ifade ediliyor ve bu meridyenler yoluyla organik bileşenlerin taşındığında dair antik veya güncel ve bilimsel bir beyanat bulunmadığı belirtiliyor..


Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları