Otizm Nedir? Otizmin Sebepleri ve Belirtileri Nelerdir?

Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur.

Günümüzde her 110 çocuktan birini etkilediği bilinen ve pek çok ailenin hayatının altüst olmasına yol açan bu bozukluğun yirminci yüzyılın ortalarına kadar bir adı bile yoktu. 1943’te Dr. Leo Kanner 11 çocuk üzerinde yaptığı çalışmalar sonunda literatüre ‘Erken Çocukluk Otizmi’ terimini kazandırdı. Aynı yıllarda Hans Asperger, bugün Asperger Sendromu olarak bilinen, aynı bozukluğun daha hafif bir biçimini tanımladı. Kanner üzerinde çalıştığı 11 çocukta, sosyal ilişki kuramama, dili iletişim için kullanmama, ekolali, tekrarlayıcı davranışlar, değişiklikleri tolere edememe gibi günümüzde de tanı kriterleri içinde olan özellikler yanında, geçerliliğini yitirmiş bazı özellikler de tarif etmiştir.

Otizm teşhisinde 10 temel belirti yeniden tanımlandı!

Erken konan otizm teşhisi tedavi için çok önemli bir işleve sahip olsa da pek çok çocuk ancak geç dönemde tanı aldığı için ciddi gelişim sorunları yaşıyor. Hekimler ve ebeveynler için otizm tanısında kullanılacak on temel belirtiyi etkili şekilde tanımlamak için bir çalışma yapan Baltimore Kennedy Krieger Enstitüsü (BKKI) uzmanları bu belirtilerle bazı çocukların bir yaşına bile gelmeden teşhis edilebileceğini belirtiyorlar.

Günümüzde otizm tanısı genellikle 3 yaşına kadar konamasa da, bazı çocuklar 1 yaşına gelmeden bazı önemli belirtiler gösteriyorlar. Gelişim geriliği olan tüm bebeklerde otizm spektrum bozuklukları (ASD) belirtilerinin iyi takip edilmesi durumunda tedavi şansının artacağını söyleyen BKKI Otizm Merkezi Direktörü Dr. Rebecca Landa, şu bilgileri veriyor: “Hekim ve ebeveynlerin ASD ve diğer iletişim gecikmelerinin uyarıcı belirtilerini fark edebilmesi hayati değere sahiptir. İyi takip edilmesi durumunda iletişim, sosyal ve motor becerilerde herhangi bir gecikmenin erken belirtileri kolayca yakalanabilir.”

Son 10 yılda Dr. Landa otistik çocukların kardeşlerini bebeklik döneminden itibaren takip etti ve hastalığı erken evrede yakalamak amacıyla önemli bulguları tanımlayan bir çalışma yürüttü. Çalışmadan elde edilen veriler, bazı çocuklara 14 aylıkken bile tanı konulabildiğini ve 2 yaşındaki bebeklerde hastalığın sonucunu iyileştirecek erken tedavi modellerinin uygulanabileceğini ortaya koydu.

Çocuklarının gelişimi ile ilgili bir sorun olması veya becerilerinde azalma yaşanması durumunda, derhal bir doktora (pediatrist) başvurulması gerektiğini belirten Dr. Landa, “Bekleyelim ve görelim anlayışı ile hareket etmemek gerekiyor. Ne kadar erken tanı konursa, o kadar erken tedaviye başlanır ve beyin gelişimine daha erken müdahale edilebilir” diyor.

Çalışmadan elde ettiği bulgular ışığında 6-12 aylık bebekleri ileri evre ASD veya diğer iletişim bozuklukları ile ilişkili olabilecek 10 temel belirti tanımlayan Dr. Landa, bebeklerin bu belirtiler açısından takip edilmesi durumunda teşhisin çok kolay şekilde konulabileceğini belirtiyor. İşte otizm tanısı için 10 temel belirti:

1. Kendisine bakan kimselere nadiren gülümseme;

2. Başkalarının çıkardığı sesleri veya gülücük gibi hareketleri nadiren taklit etme;

3. Ses çıkarmada gecikme veya nadiren ses çıkarma;

4. 6-12 aylıkken ismine tepki vermeme;

5. 10. aydan itibaren el işaretleri ile iletişim kurmama;

6. Göz teması kuramama;

7. Nadiren dikkatinizi çekme;

8. Ellerde, ayaklarda, bacaklarda sertleşme veya el bileklerini çevirme gibi olağan dışı vücut hareketleri ve olağan dışı duruş ve diğer tekrarlayıcı davranışlar;

9. Onu kaldırmak istediğinizde size doğru uzanmaması;

10 Yuvarlanma, emekleme gibi hareketler açısından motor gelişim geriliği.

KAYNAK: Bu haber Kennedy Krieger Institute, tarafında bu alanda yapılan çalışmanın verileri dikkate alınarak yapılmıştır.

Otizm DSM-III tanı sınıflamasına kadar çocukluk çağı psikozları arasında yerini almıştır.Yıllar süren değerlendirmeler sonunda araştırmacılar, otizm ile çocukluk şizofrenisinin ayrı bozukluklar olduğu konusunda birleşmişlerdir ve otizm resmi bir sınıflama terimi olarak DSM-III’e girmiştir. 1994 yılında DSM-IV (Uluslararası Ruhsal Hastalıklar Tanı ve İstatistik El Kitabı) içinde Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (günümüzde Otistik Spektrum Bozuklukları terimi daha çok kullanılmaktadır) başlığı altında yerini almıştır. Bu başlık altında bazı farklarla birbirinden ayrılan ama sonuç olarak otistik belirtilerin olduğu değişik tablolar yer alır.

DSM-IV-TR’ye göre, otistik bir çocuk, üç yaşından önce aşağıdaki alanların birinde veya daha fazlasında gecikme veya anormal fonksiyon gösterecektir.

Sosyal etkileşim

Sosyal iletişimde kullanılan dil

Hayali veya sembolik oyun oynama

Bir çocuğa otistik bozukluk teşhisi konması için aşağıdaki listelerden en az 6 kriteri karşılaması gerekir.

-Sosyal etkileşimde bozukluk (çocukta en az iki semptom gözlenmelidir)

Sosyal etkileşimlerde zorluk yaşamak. Örneğin: Çocuk, göz teması, yüz ifadesi, duruş ve mimikler gibi sözlü olmayan birçok davranış sergileyecektir.

Çocuğun gelişim seviyesine uygun olarak yaşıtlarıyla ilişkisinin eksikliği

Başarıları, ilgi alanlarını veya haz aldığı şeyleri diğerleriyle paylaşma konusunda isteksizlik

Sosyal veya duygusal etkileşime katılım sağlayamamak veya cevap verememek

-İletişim bozukluğu (en az bir tane)

Konuşulan dilin gelişiminin gecikmesi veya dil gelişiminin olmaması ve çocuğun bunun eksikliğini hareketlerle telafi etmeye çalışmaması

Konuşabilen çocuklarla konuşma başlatma veya konuşmayı devam ettirme konusunda yetersiz girişimler

Tekrarlayan, kalıplaşmış veya çok öznel dil kullanımı

-Hayali veya sembolik oyun oynama (en az bir tane)

Çocuğun gelişim seviyesine uygun olarak taklide dayalı sosyal oyunlar oynamamak veya spontane, hayali oyun oynamamak

Tekrarlayan, sınırlı ve kalıplaşmış aktiviteler, davranışlar ve ilgi alanları (en az 1 tane)

Sınırlandırılmış ve kalıplaşmış (örneğin, bazı şeyleri çevirmek) anormal (odaklanma ve yoğunluk olarak) ilgi alanlarıyla meşgul olmak

Bir işlevi veya amacı olmayan rutinleri veya tekrarlanan hareketleri ısrarla yinelemek

Nesnelerin parçalarıyla sürekli meşgul olmak

Otizme Ne Sebep Olur?

otizim_cocukOtizmin nedeni henüz tam olarak tespit edilememiştir. Otizmin tek bir nedeni yoktur. Pek çok nedeni olduğu artık bilinmektedir. Otistik bireylerde beyin hücreleri farklı çalışmaktadır. Hücreler arasında mesaj taşıyan kimyasal ileticilerde eksiklik yada fazlalık olduğu düşünülmektedir. Bazı genetik hastalıklar otizme yol açar. Genetiğin otizmin nedenleri arasında önemli bir yeri vardır. Kardeş ve ikiz çalışmaları bunu doğrulamaktadır. Otistik bir çocuğun kardeşinde otizm görülme riski genel popülasyona göre 50-100 kat daha fazladır. Tek yumurta ikizlerinde her ikisinin birden otistik olma oranı çift yumurta ikizlerine göre daha fazladır. Bütün bunlar genetiğin etkisini bize gösteriyor fakat sadece genetiğin tek neden olmadığı noktasına da ulaştırıyor. Sadece genetik etkili olsaydı tek yumurta ikizlerinde her iki bebeğinde her zaman otistik olması gerekirdi. Yapılan çalışmalar bir tek gen değil birden çok genin etkileşimi sonucu hastalık yapıcı etki oluştuğunu ortaya koymuştur. Klinik tablodaki davranışsal çeşitlilik çevresel faktörlerinde etkili olduğunu düşündürmektedir. Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası faktörler ile otizm arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Eldeki bulgular genetik olarak otizme yatkınlığı olan çocukların doğum sırasında sorun yaşama riskinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Ayrıca, anne karnında geçirilen kızamıkçık virüsünün, pek çok anormalliğin yanında otizme de yol açabildiği bilinir.

Şu kesin olarak bilinmektedir ki, otizm tek bir nedenle olmaz, birden çok etkenin bir araya gelmesiyle meydana gelen oldukça karmaşık bir durumdur.

Otizm erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla görülür fakat genelde kızlarda daha ağır seyreder. Otistik bireylerin % 70’inde zeka geriliği görülmektedir. % 30’u normal ve bu %30’luk dilimin %10’u üstün zekaya sahiptirler. Zeka düzeyi ve eşlik eden diğer hastalıklar otizmin ağırlık derecesi üzerinde belirleyici rol oynar. Eşlik eden hastalıklar arasında en sık rastlanılanlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygudurum bozuklukları ve epilepsidir. Her üç çocuktan biri epileptik anlamda risk taşımaktadır. 0-5 yaş arası ve ergenlik döneminde epilepsi nöbetlerinin görülme olasılığı artar.

Ülkemizdeki kayıtlara göre 271.000 otistik özellikleri olan bireyin bulunduğu, bu rakamın 81.000’nin 0-14 yaş arası çocuklardan oluştuğu tahmin edilmektedir. Her 110 çocuktan biri otistik özellikler göstermektedir.

Otizmin Tipik Belirtileri Nelerdir?

Otizm tanılı bireyler aşağıdaki tipik davranışların en az yarısını gösterirler. Bu semptomlar çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Her bir semptomun etkisi de diğerinden farklı olabilir. Ayrıca, bu davranışlar birçok farklı sebeple ortaya çıkarak, gelişimine uygun olmayacak şekilde sergilenebilir.

Göz kontağı kısıtlıdır yada yoktur.

Çevreye ilgisizdirler.

Adına tepki vermezler.

Aşırı hareketli yada hareketsiz olabilirler.

Bazıları fiziksel temasa (öpülme, sarılma vs.) izin vermez yada hoşlanmazlar.

Çoğunlukla insanları değil cansız varlıkları tercih ederler.

Sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler.

İşaret etmezler, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederler.

Taklit becerisi yoktur yada sınırlıdır.

Konuşma birçoğunda gelişmemiştir.

Konuşma gelişse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlar.

Ekolaliktirler, söylenenleri papağan gibi tekrar ederler.

Zamirleri ters kullanırlar.

Uygun olmayan vurgulamalar, kalıp cümlelerle konuşurlar.

Mekanik ve tek düze ses tonu kullanırlar.

Uygunsuz gülme ve kıkırdamalar vardır.

Düzen takıntıları vardır.

Nesne takıntıları vardır. Objelere gereksiz yere bağlanma(İp, pet şişe, araba… vs)

Rutinlerindeki değişikliklere tepki gösterirler.

Tekrarlayan davranışları (stereotipiler) vardır. (Nesneleri çevirme, el çırpma, kanat çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme…)

Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar. (Arabaları dizerler,topu çevirirler…)

Hayali oyun oynamazlar.

Sürekli aynı oyunları oynamayı tercih ederler.

Bazıları çok inatçıdır.

Bazıları ses, acı, koku, ışık ve dokunuşa aşırı hassasiyet gösterebilir.

Bazıları soğuk, sıcak, acıya duyarsız olabilir.

Bazıları tehlikeye karşı duyarsız olabilir.

Yemek yeme bozuklukları vardır.

Bazıları kendine, çevresindekilere ve eşyalara zarar verebilir.

Beklemeye yada isteklerini ertelemeye pek tahammüllü değillerdir.

Otizmin Genel Belirtileri

Otistikler aşağıdaki genel davranışların en az yarısını gösterirler. Bu belirtiler bazı hastalarda çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Her bir belirtinin etkisi de diğerinden farklı olabilir. Ayrıca, Bu davranışlar birçok farklı sebeple ve yaşlarına uygun olmayacak bir şekilde sergilenebilir.

Diğer Çocuklarla ilişki kurmakta zorluk

Herşeyin aynı olmasını istemek, rutin yaşama bağlılık, değişikliklere aşırı tepki vermek

Uygunsuz ve sebepsiz gülmek ve ağlamak

Aşırı hareketlilik ya da aşırı hareketsizlik

Tehlikeye karşı duyarsızlık

Göz temasının çok az ya da hiç olmaması

Sürekli aynı oyunları oynamak

Motor hareket gelişiminde düzensizlik. (Topa vuramaz ama küpleri üst üste koyabilir.)

Acıya karşı duyarsızlık

Ekolali (Cevap vermek yerine, kendisine söylenenleri aynen tekrar etmek)

Yanlız kalmayı tercih etmek

İhtiyaçlarını belirtmekte zorlanmak. Konuşma yerine hareketlerle ihtiyaçlarını belirtmeye çalışmak

Temastan, kucağa alınmaktan ya da sevilmekten hoşlanmamak

Objeleri kendi etrafında çevirmek

Seslere karşı aşırı duyarlılık yada aşırı duyarsızlık

Normal öğrenme metodlarına karşı duyarsızlık

Objelere gereksiz yere bağlanmak

Bir sebep olmadan strese girmek, üzüntü duymak

Kaynak : www.todev.org


Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları