Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu Nedir?

Mevsimsel duygudurum bozukluğu (SAD); mevsimsel duygulanım bozukluğu, kış depresyonu, yaz depresyonu, bahar depresyonu, mevsimsel depresyon, kış bunalımı ve yaz bunalımı olarak da bilinir. Yılın çoğu zamanında normal ruh sağlığı olan kişinin mevsim geçişlerinde depresif belirtiler göstermesi ile karakterize bir duygudurum bozukluğudur.

SAD, tek başına DSM-IV’te bir hastalık olarak tanımlanmaz, fakat majör depresyon içinde açıklanır.
Semptomları ve kendisi hafife alınırsa zamanla kronik depresyona dönebilen bir hastalıktır SAD.

SAD, bir moral bozukluğu ya da bazı günler keyifsiz hissetmek ve daha durgun, sakin olmak demek değildir.

SAD belirtileri sonbaharın ortalarında başlayarak kış aylarının ortalarına kadar devam eder ve ilkbahar ve yaz aylarında yok olur. Fakat bazı kişilerde bunun tam tersidir.  Belirtiler ilkbaharda başlayarak yazın ortalarına kadar devam eder. Her iki durumda da belirtiler hafif başlar ve mevsim ilerledikçe daha şiddetli hale gelebilir.

Mevsimsel duygudurum bozukluğunun sebepleri neler?

 Mevsimsel duygudurum bozukluğunun sebepleri neler?

  • SAD’ın sebepleri kesin olarak bilinmemektedir. Bütün ruhsal sağlık sorunlarında olduğu gibi bu hastalıkta da genetik faktörler, yaş ve büyük ölçüde vücudun doğal kimyasal yapısının rol oynadığı düşünülmektedir.
  •  İlkbahar ve yaz aylarında güneş ışığı seviyesinin ve süresinin artması, gün içerisinde uyanık kalma sürenizi arttırmanız yönünde vücudunuzu uyararak vücudunuzun iç saatini bozabilir. Sarkadiyen ritimdeki bozulma da depresyon duygularına yol açabilir.
  •  Günlerin kısalmasıyla depresyon hissine yol açabilecek vücudun ritimlerinin değişmesi ve ayak uyduramaması.
  • Güneş ışığı miktarının azalması, beyindeki kimyasal maddelerden birisi olan serotoninin salgılanmasını azaltarak depresyon oluşumuna sebep olabilir.
  • Mevsim değişikliği uyku düzeni ve kalitesini etkileyen, melatonin hormonunun dengesini bozabilir.

Mevsimsel duygudurum bozukluğu oluşma riskini arttıran faktörler neler?

  • SAD görülme oranı ekvatordan uzaklaştıkça artar. Çünkü kuzeye ve güneye doğru gidildikçe güneş ışığı miktarının azalır.
  • Aile öyküsünde bahar depresyonu olan kişilerde ve depresyona yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür.
  • SAD dışa dönük kişilerde daha nadir görülürken, içe kapanık ve iletişimi zayıf kişilerde daha sık görülür.
  • Klinik depresyonu veya bipolar duygudurum bozuklukluğu olan kişilerin belirtileri bahar mevsimlerinde kötüleşebilir.

Mevsimsel duygudurum bozukluğunun belirtileri nelerdir?

Sonbahar başlangıçlı SAD belirtileri:

  • Depresyon
  • Umutsuzluk
  • Kaygı
  • Enerji kaybı
  • Kollarda ve bacaklarda ağırlık hissi
  • Sosyal geri çekilme
  • Aşırı uyuma
  • Aktivitelere karşı ilgi kaybı
  • İştah değişikliği, özellikle karbonhidrat oranı yüksek gıdalar tüketme isteği
  • Kilo artışı
  • Konsantre olmada güçlük çekme

İlkbahar başlangıçlı SAD belirtileri:

  • Kaygı
  • Uykusuzluk ve uyku düzensizliği
  • Sinirlilik
  • Ajitasyon
  • Kilo kaybı
  • İştahsızlık
  • Cinsel dürtülerde artış

Mevsimsel duygudurum bozukluğu tanısını nasıl konur?

Doğru teşhisi koymak adına; ayrıntılı soru-cevap, fiziki muayene ve tıbbi testler olmak üzere kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır.

Tam bir değerlendirme yapılsa bile doktorunuzun SAD tanısı koyabilmesi oldukça güçtür. Çünkü bu hastalık depresyon ve diğer bazı ruhsal sağlık problemleri ile çok benzer belirtiler gösterir.

SAD tanısı koyulması için özellikle aşağıdaki kriterlere sahip olması gereklidir:

  • Semptomların en az arka arkaya iki yıl aynı mevsimde ortaya çıkması gerekir.
  • Depresyonlu dönemleri depresyonlu olmayan dönemler takip etmelidir.
  • Ruh halinizi ve davranışlarınızı etkileyen başka etkenler olmamalıdır.

SAD ciddiye alınmaz ya da tedavi edilmezse kötüleşerek intihar düşünceleri ve teşebbüsleri, sosyal geri çekilme, okul ve iş problemleri, madde bağımlılığı gibi daha ciddi problemlere yol açabilir.

Mevsimsel duygudurum bozukluğu tedavisi nelerdir?

Mevsimsel duygudurum bozukluğu tedavisi nelerdir?

SAD tedavisi için ışık terapisi, ilaç tedavisi ve psikoterapi kullanılabilir.

Işık terapisi ya da diğer adıyla fototerapi, terapi kutusu adı verilen bir alanda, hastanın parlak ışığa maruz bırakılması şeklinde gerçekleştirilir. Işık terapisinde uygulanan ışık gün ışığına çok yakın olduğundan, beyin kimyasallarının salgılanmasını tetikleyerek ruh halinizin değişmesine yardımcı olur. Fototerapi SAD için kullanılan ilk basamak tedavilerdendir. Genellikle 2- 4 gün içerisinde etkisini göstermeye başlar ve oldukça az yan etkisi vardır. Işık tedavisi ile ilgili yapılan çalışmalar sınırlı olmakla birlikte, uygulanan hastaların çoğunda olumlu etkiler gösterdiği tespit edilmiştir.

SAD tedavisinde etken maddesi paroksetin, sertralin, fluoksetin ve venlafaksin olan antidepresan ilaçlar yaygın olarak kullanılmaktadır.  Antidepresan tedavisinin tam olarak fayda sağlaması birkaç haftayı bulabilir.

Her ne kadar bu hastalığın temel sebebi beyin kimyasallarında oluşan dengesizlik olsa da, düşünce ve davranış şekilleriniz de hastalığınızı etkileyebilir. Psikoterapi kötü hissetmenize sebep olan olumsuz düşünce ve davranışlarınızı tespit ederek değiştirmenize yardımcı olabilir.

Dikkat: Eğer aynı zamanda bipolar bozukluğunuz varsa, ışık terapisi ve antidepresan kullanımında doktorunuzun daha dikkatli davranması gerekmektedir. Her iki tedavi yöntemi de potansiyel manik atakları tetikleyebilir.

Mevsimsel duygudurum bozukluğu ile nasıl başaçıkabiliriz?

En önemlisi Güneş ışığı!
Sabah mümkün olduğunca erken uyanıp, gün boyu güneşten yararlanmalısınız.
Evinizin en çok ışık alan odasını aktif olarak kullanabilirsiniz. Gün boyu perde ve panjurlarınızı açık tutarak güneş ışığının evinize girmesine izin veriniz. Ve kesinlikle uyku düzeninizi oluşturunuz.

Dışarıda vakit geçiriniz!
Soğuk ve bulutlu günlerde dahi sabahın erken saatlerinde iki saat güneş ışığı altında vakit geçirmek size iyi gelecektir.
Öğle yemeklerinizi dışarıda yiyebilir, bir bankta oturarak güneşlenebilirsiniz.

Elektronik eşyalara dikkat!
Gündelik hayatta kullanılan elektronik aletler (bilgisayar, televizyon, telefon vs.) yaydıkları radyasyon nedeniyle kronik yorgunluğa sebep olur. Bu radyasyonu en aza indirmek için elektronik aletlerin yanına kaktüs bitkileri ya da bir kap kaya tuzu koyabilirsiniz.

Sosyalleşiniz!
Sosyal hayatınızı canlı tutmaya çalışınız. Bunun için, yeni etkinlikler planlayabilir, farklı gruplara girilerek sosyal iletişimi artırabilirsiniz. Çevrenizde olmasından keyif aldığınız kişilerle iletişime girmek için çabalayınız.

Tedavi planınızı aksatmayınız!
İlaçlarınızı düzenli kullanınız ve terapi seanslarınıza zamanında katılınız.

Stres yönetimine özen gösteriniz!
Stres yönetimi tekniklerini öğreniniz. Yönetilemeyen stres depresyon, aşırı yemek yeme ya da sağlıksız düşünce ve davranışlara sebep olabilir.

Bol su!
Sıvı kaybının neden olduğu bedensel ve zihinsel yorgunluğunuzu gidermek için bol su içiniz.

Düzenli spor ve egzersiz!
Fiziksel egzersizler SAD sonucunda artan anksiyete ve stresin önlenmesine yardımcı olur. Daha fit olmak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Bu da ruh halinizi olumlu yönde etkiler.

Sabah güneşi ile yapılacak esneme ve gevşeme hareketleri vücudun güne zinde başlamasına katkıda bulunur. Yoga ve pilates bunun için ideal sporlardır. Örneğin; uyanınca, yataktan kalkmadan önce bağdaş kurarak oturun, ellerinizi hafifçe uyluk kemiğinizin üstüne koyun, 3 dakika boyunca çok hızlı ve yüzeysel şekilde nefes alıp verin. Bu egzersiz, vücudun ısısını yükseltir, kanı temizler, mikropları öldürür ve güne sağlıklı başlamayı sağlar.

Haftanın beş günü yapılacak 30 dakika tempolu yürüyüş, vücuda zindelik kazandırmanın yanı sıra, kalp ve damar sağlının korunmasına da katkı sağlar.

Günlük yarım saat orta tempo pedal çevirmek, kalp ve damar sağlığına azımsanmayacak fayda sağlıyor. Ayrıca, araştırmalar özellikle kadınlarda günde 5 dakika bisiklet sürmenin kasları güçlendirdiği ve kilo almayı önlediğini gösteriyor. Ancak sıfır kondisyon ile direk bisiklet sporuna başlamak kas ağrılarına yol açabileceği için, başlamadan önce bacak kaslarına yürüyüşlerle kondisyon kazandırmak kas ağrılarını azaltmaya yardımcı oluyor. Baharda rahatlıkla yapılabilecek bu spor, hem ruhunuza hem de vücudunuza iyi geliyor.

Zihin- vücut terapilerini unutmayınız!
Akupunktur, Yoga, Güdümlü betimleme, Masaj terapisi, Meditasyon gibi terapiler depresyon belirtilerini hafifletmeye yardımcı olabilir.

Yemek alışkanlıklarınızı ve saatlerinizi düzenleyiniz!

İçki ve sigaradan uzak durun, içiyorsanız da mümkün olduğunca azaltın!

Alternatif takviyelerden faydalanınız!

Vücutta bazı vitamin ve minerallerin eksikliği yorgunluk olarak kendini gösterir. Niasin, B1, B2, B6, B12, folik asit, C vitamini, demir, potasyum, krom, selenyum ve iyot mineralleri bunlardan bazıları. Yorgunluğunuzu gidermek için bu vitaminlerden zengin; balık, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, kuru baklagiller, kepekli tahıllar, süt ve süt ürünleri tüketiniz. Ayrıca muz, çilek ve kivi de yorgunluk giderici meyveler arasında yer alır.

Omega-3 yağ asitleri. Omega-3 yağ asitleri birçok sağlık probleminde olduğu gibi depresyon belirtilerini hafifletmede de etkilidir. Somon, uskumru ve ringa balıklarında bol miktarda bulunmaktadır. Omega-3’ün fındık, tahıllar ve daha birçok bitkisel kaynağı bulunmaktadır. Ancak bitkisel kaynaklı Omega-.3’ün balık yağıyla aynı etkiye sahip olup olmadığı henüz kesin olarak tespit edilmemiştir.

Kendinizi yorgun hissediyorsanız demli çaydan uzak durunuz ve bitki çaylarını tercih ediniz. Nane çayı hem yorgunluğu alır, hem kan dolaşımını hızlandırır, enerji verir. Ayrıca yorgunlukla baş edemediğiniz durumlarda A, C vitaminleri ve demir içeren bitki çayları size yardımcı olabilir. Kafein vücuttaki hücreleri uyardığı için kahvenin de yorgunluğu giderdiğini unutmayınız.

Nane, tarçın ve biberiye yorgunluğa iyi gelen bitkiler arasında yer alır. Bu bitkileri içecek olarak tüketebilir ve koklayabilirsiniz.

Nane: Uyarır ve canlandırır, odaklanmayı sağlar.

Tarçın: Yorgunluk ve gerginliği azaltır.

Biberiye: Stresi azaltır, vücutta kortizol hormonu salgılanmasını sağlar. Siniri ateşleyen stres hormonunu en aza indirger.

Sarı kantaron: Bu bitki çeşitli sağlık sorunlarını tedavi etmek için yaygın olarak kullanılmaktadır. Hafif ve orta şiddetli depresyonlarda etkili olduğu bilinmektedir.

Not: Yukarıda verilenler, diğer ilaçlarla, özellikle antidepresanlardaki bazı maddelerle etkileşime girebilir. Bu yüzden sizin için güvenli olduğundan emin olmak için kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.

Ilık duşunuzu ihmal etmeyiniz!

Kendinizi yorgun hissettiğinizde bitki kokulu duş jeli ya da kafeinli sabun kullanarak ılık duş alınız. Bu sayede gözenekler açılarak cilt nefes almaya başlar ve vücut rahatlar

Psikolog Yasemin Çelik.

http://www.yasemin-celik.com/2018/03/29/sad/?fbclid=IwAR2O3t-if1wHs9jJHbl6M_JSKSoLY5ppvdkZY8A_l3bMtXxB2fK5VMcdlOw

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları