Bir Ördek Bazen Sadece Bir Ördektir...


Bazeni de geçtim aslında genelde ördek hep ördektir. Hayatın içinde yol alırken rehber/ler zaten oksijen gibi her an her tarafımızda mevcut. Görebilmek lazım. Bazen bir kedidir bu bazen bir ağaç. Bazen de akan bir nehir. Hayat basit aslında. Meseleyi karmaşıklaştıran şey zihnin kendisi. Çünkü ona meyilli. Bildiği o. "Hayat basittir, karmaşık olsa herkes anlardı" demişti bir ara sevdiğim bir insan. Çok haklı.

Bir ağaç için hayat neyse bizim için de aslında odur. Daha fazlası değil. Egomuz bunun "daha fazlası olması gerektiğini" pohpohluyor bize.

Ve en güzel rehber, yani yöntem de her şeyi tersine çevirmek. Bir şey karmaşıklaşıyorsa yolu tersine çevirip basitleştirmek gerekiyor. Etrafta yolunda gitmeyen, acı üreten, sorun çıkaran ne varsa orada yanlış yapılan, yanlış uygulanan bir şeyler vardır. Bu çemberi fark edip o çemberin dışına çıkmak gerekiyor. Haliyle insanların genelinin yaptığı bir çok şeyi yapmayarak da güzel sonuçlar elde edebiliriz.

Bizler aslında birer ölüyüz. Çoktan öldük. Ya da ölüyoruz işte. Doğduğumuz anda başladı bu ölüm süreci. Günü gelince ölmeyeceğiz. Şu an zaten ölüyoruz. Günü geldiğinde ölüm sonuçlanmış olacak. Bir ölü olarak bakıyoruz her şeye. Ve her şeyden bir anlam çıkarmaya çalışıyoruz. Oysa bir ağacın bir ördeğe baktığı gibi bakmamız gerekiyor bizim de o ördeğe.

İnsan olarak çok fazla sorumuz var kafamızda. O soruların da var olduğunu sanıyoruz. En büyük yanılgımız da bu işte. Aslında "cevap bulma arzusunun" tek nedeni o sorunun icat edilmiş olması. Yani öyle bir soru yok normalde. Var sandığımız için cevap adına kıvranıp duruyoruz. Genelde de olacak şeyi söyleyeyim size. Tatmin olmayacağız. :) Tatmin imkansızdır. Tatmin olacağını sanma yanılgısı vardır zihnin. Acıktığınızda asla tam bir doyma doğrultusu çizemezsiniz. Doyduğunuzu düşündüğünüz andan itibaren hemen yeni bir açlık süreci başlamış oluyor. O yüzden "hayatın anlamı nedir?" gibi soruların hiçbir önemi yok. Çünkü hayatın bir anlamı yok. Hayat sadece hayattır. Hayata en fazla sen bir anlam katabilirsin. O anlam ona ait değildir. Ortada 2 şey vardır. Hayat ve ona kattığın anlam. O anlamın o hayatın üzerinde durabileceği de belirsizdir. Hayatın anlamı yoktur. "Hayatın anlamı nedir?" sorusu vardır sadece.

Tersine çevirmek demiştim. Aynı yöntemle, sürekli bir şeylere anlam bulmak, onları anlamlandırmak ile değil anlamlardan arınmak ile haşır neşir olmalıyız. İnançları, tanımları, anlamları ve anlam arayışını kendimizden arındırmalıyız. Buna "ben" sandığımız her şeylerin toplamı da dahil. Sırtımızda kocaman bir çuval taşıyoruz ve buna "ben" diyoruz. Hamallığa meraklı insan zihni...

Gerçeği bulmak beyhude. Çünkü onu herkes yapıyor zaten. Onun yerine "gerçek olmayanı" eleye eleye en sonunda elde kalan şey gerçeğin ta kendisi olacaktır.



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları